Kullanıcı Değerlendirmesi: / 25
ZayıfMükemmel 

Hz. Lût Allah tarafından Sedûm (veya Sodom) halkına gönderilen ve Kur’an-ı Kerîm’de muhtelif surelerde adı 27 defa zikredilen bir peygamberdir.[1] Hz. Lût Azer’in oğlu Haran’ın oğludur.[2] Tevrat’a göre ise Tareh’in çocuklarından Haran’ın oğludur.[3] Dolayısıyla kendisi ile aynı dönemde yaşayan Hz. İbrâhîm Lût’un amcasıdır. Hatta Hz. Lût amcasına iman edip onun rehberliğinde hidayete erdi. Bu husus Kur’an’da şöyle yer almaktadır: “Bunun üzerine Lût, İbrâhîm'e iman etti ve (ibrâhîm): 'Doğrusu ben Rabbim (in emrettiği yer)e hicret ediyorum. Şüphesiz O, mutlak güç ve hikmet, sahibidir.’dedi.[4]

Hz. Lut önceleri amcası ile Filistin’e gitti. Daha sonra Allah (cc) tarafından akrabalık bağı bulunmayan Sedûm halkına peygamber olarak gönderildi.[5] Sedûm halkı Allah’a itaat etmeyen ve küfürde geçmiş milletlerden daha fazla sapmış bir kavimdi. Onlar; Allah’a isyan eden, yol kesen, meclislerde kötü işler yapan hatta geçmiş milletlerde görülmeyen en çirkin suçu işleyen bir kavimdi. Bu çirkin suç ise erkeklerin hem cinsleri ile bir arada olması idi. Buna bugün ki tabir ile “Homoseksüellik” denir. Nitekim Hz. Lût onlara :“Rabbinizin sizler için yarattığı eşlerinizi bırakıp ta in­sanlar içinde erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Doğrusu siz, sını­rı aşmış bir kavimsiniz[6] diye onları uyarırdı. Onlar ise bu uyarıya kulak asmadan: “'Ey Lût! (Bu davadan ) vazgeçmezsen, iyi bil ki, (memleketinden) kovulanlardan olacaksın!' dediler.”[7]

 

Sapkınlıkta sınır tanımayan ve söz dinlemeyen Lût kavmi için ceza kaçınılmaz oldu. Bunun üzerine Allah (cc) meleklerini Lût kavmini helak etmesi için görevlendirdi. Melekler Lût kavmine varmadan Hz. İbrâhîm’e uğrayarak ona İshak adında bir erkek çocuk müjdesini verdikten sonra : “'Biz (azgınlık ve iğrenç işler yapan) şu memleket halkını helak edeceğiz. Çünkü oranın halkı, zalim kimselerdir.' dediler. (İbrâhîm:) 'Ama orada Lût var!' dedi. (Onlar:) 'Biz orada kimlerin bulunduğunu çok iyi biliyoruz.Onu ve ailesini elbette kurtaracağız, Yalnız karısı müstesna; O, geride (azabta) kalacaklar arasındadır.”[8] haberini verdiler.

Hz. Lût’un karısı kavmi gibi zina batağına batmadı. Çünkü "Hiçbir peygamberin hanımı, kocalarına ihanet etmemiş ve fahişelik yapmamıştır.” düsturunca o bu suçtan uzaktı. Ama o da Allah’a ve onun elçisine itaat konusunda kusurluydu.

Hz. İbrahim’e haber veren melekler nihayet Hz. Lût’un yanına geldiler. Onlar bıyıkları yeni çıkmış delikanlı suretindeydiler. Kur’an-ı Kerîm de olay şöyle anlatılır: “‘Elçilerimiz, Lût 'a gelince; (Kavmi bu güzel kılıklı misa­firlere bir kötülük ederler diye) onlar yüzünden kederlendi ve göğsüne sıkıntı geldi. 'Bu, çetin bir gündür' dedi. (Melekleri, genç delikanlı şeklinde gören Lût'un ) kavmi, koşarak Lût'un yanına geldiler. Daha öncede o kötü işleri yapmaktaydılar. (Lût:) 'Ey kavmim! İşte şunlar, kızlarımdır. Sizin için bunlar daha temizdir, Allah'tan korkun ve misafirlerimin önünde beni rezil etmeyin! İçinizde (bu kötülükten alıkoyacak) aklı başında bir Adam, yok mu?' dedi. Onlar: 'Senin kızlarından bizim bir hakkımız olmadığını biliyorsun. Ve sen, bizim ne istediğimizi elbette bilirsin' dediler. (Lût:) 'Keşke benim size karşı (savu­nacak) bir gücüm olsaydı veya güçlü bir kaleye sığınabilseydim dedi. {Melekler:) 'Ey Lût! Biz Rabbinin melekleriyiz. On­lar sana asla dokunamazlar. Sen gecenin bir kısmında ailenle birlikte (yola çıkıp) yürü. Eşinden başka sizden hiç biri geri kalmasın. Çünkü onlara gelecek olan (azab),şüphesiz ona da isabet edecektir. Onlara vaat olunan (helak) zamanı, sabahtır. Sabah yakın değil mi? 'dediler[9]

Ayet-i Kerîme de Hz. Lût alın şunlar kızımdır onlar daha temiz diye kendi kızını ikram etmedi. Hz. Lût kavmin lideri ve peygamberi olduğu için kadınlar da onların kızlarıydı. Bu sebeple Hz. Lût kavminin erkeklerinin eşleri olan aynı zamanda kendi kızı konumda olan ve onlara helal olan kadınları gösterdi. Yoksa bir peygamber kavmini zinaya teşvik edemez.

Sapkın olan bu kavim elçilere de ilişmek istedi. Ancak Onlar Allah tarafından gönderilen meleklerdi. Nitekim Kur’an’da şöyle ifade edilir:"Onlar, Lût 'un misafirlerine karşı kötülük yapmayı plan­lamışlardı. Hemen Biz, onların gözlerini kör ettik. 'Haydi aza­bımı ve uyarılarımı tadın!' dedik.”[10] Hz. Lût ailesini alarak gece yola çıktı. Kavmine ise helak hak oldu. “"Emrimiz gelince, onların üstünü altına getirdik ve üzerle­rine '(balçık) çamurundan pişirilip istif edilmiş bir çeşit taş yağdırdık.”[11]

Helak olan Lut kavminin bu kötü akıbetinin ümmetine isabet etmesinden korkan Rasûlüllah: “Benden sonra en korktuğum şey ümmetimin Lut kavminin yaptığını yapmalarıdır” buyurur. Kavminin bu kötü hezimetini gören Hz. Lût kavminin helakinden yedi yıl sonra vefat etti.[12] Kabrinin İbrahim’in kabrinin de bulunduğu Filistin'dek veya Kâbe yanında Hatim denilen yerde olduğu rivâyet edilir.



[1] Bunlar En'âm: 86; Kamer: 33, 34; A'râf: 80; Hûd: 70, 74, 77, 81, 89; Hicr: 59, 61; Tahrîm: 10; Enbiya: 71, 74; Hacc: 43; Şuarâ: 160, 161, 164; Nemi: 54, 56; Ankebut: 26, 28, 32, 33; Saffât: 133; Sâd: 13; Kâf: 13

[2] İbn Kesîr, el-Bidaye ve’n-Nihaye, Çağrı yayınları, İstanbul, Çev. Mehmet KESKİN, I, 255; M. Asım Köksal, Peygamberler Tarihi, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, 1, 245.

[3] Diyanet İslam Ansiklopedisi, “Lut” maddesi, XXVII

[4] Ankebût, 26

[5] İbnü’l-Esir, El Kâmil Fi’t-Tarih,Hikmet yayın evi, Ter. Komisyon, I, 100; İbn Kesîr, I, 255; Muhammed Ali Sâbûnî, Peygamberler Tarihî, Ahsen Yayınları: 557-558.

[6] Şuarâ, 165-166

[7] Şuarâ, 167

[8] Ankebût, 31-32

[9] Hûd, 77-81

[10] Kamer, 37

[11] Hûd, 82

[12] Köksal, I, 258