Kullanıcı Değerlendirmesi: / 93
ZayıfMükemmel 

         Hz. Adem ve Hz. Havva’nın cennete yerleştirildikleri daha sonra şeytanın cennete  girerek onların cennetten  kovulmalarına vesile olduğu Kur’an-ı Ker'im ve sünnette açıkca ifade edilmektedir. Ancak cennetten kovulan şeytanın  buraya  nasıl  girdiği  hakkında tafsilatlı  bilgiler bulunmamakla birlikte bu konuda fikir beyan  eden alimler tarafından  farklı  farklı görüşler ileri  sürmektedir. Her alim kendi  görüşü  ve bir takım  kariner  vasıtası  ile  şeytanın  girişi  hakkında  görüşlerini  bildirmiştir. Aslında  bu  görüşer taban tabana  zıt olmamakla  birlikte  farklılık  arzetmektedir. Bunlar:       

        1-       Şeytan ikisine  görünmeden kandırdı. (İbnu’l-Cevzi, Tefsir, I, 68)
        2-       Şeytan  ikisine de  yerden konuşarak  kandırdı. (el-Maturidi, et-Tevilat, 12)

3-     Adem ile Havva’yı  cennet  kapısında  gören  şeytan  orada  kandırdı. O zamanlar  şeytan  cennet  kapısına  girebiliyordu. (el- Vahidi, el-Vesît, 16)

4-     Şeytan  bizzat  bir ayaklı  hayvan  kılığına  girdi  ve  kandırdı. (et-Taberi, Tefsir, I, 36)

5-     Şeytanın  cennete girmesine  yılan  vesile  oldu. (el- Vahidi, el-Vesît, 16)

6-     Şeytan  Yılanın  sakalı  arasına  gizlenerek  girdi. (el-Askeri, Tefsir, 54)

7-     Yılanın  karnına  girerek  sokuldu.(Süfyan es-Sevri, Tefsir, 69)

8-     Yılanın azı  dişleri arasına  girerek  cennete   girdi  ve  ikisini  kandırdı.[1] (et-Taberi, Tefsir, I, 236)


      Yukarda görüldüğü üzere şeytanın cennete girerek Hz. Adem ve  eşini  kandırıp yasak  ağaçtan  meyve yedirmesi  ve  onların  cennetten  kovulmaları  vakiî olmakla  birlikte şeytanın  hangi  kılıkta  girdiği hususunda  görüldüğü  üzere faklı görüşler  bulunmakla beraber bazı  alimlere göre,  şeytanın cennete  girmek  için  hayvanlarla  pazarlık  yapması  israiliyyata  dayanmaktadır.[2]

      Şeytanın cennete giriş şeklinde olduğu  gibi yasaklanan ağaç konusunda da farklı  görüşler  mevcuttur. Kur’an’da belirtildiği  üzere Allah (cc)  Hz. Adem  ve  eşini  cennete  koyduktan sonra “… Şu ağaca Yaklaşmayın!”[3] buyurmaktadır. Ancak  o ağaç  hakkında en ufak bir  bilgi  zikredilmemiştir. Alimler bu  konuda  bir takım  verilere  dayanarak  ağacın cinsi  hakkında  kendi  yorumlarını  belirtmişlerdir. Bunlar:

          1-     İlim, yani  hayrı ve  şerri  bilme  ağacıdır. (el-Maturidi, et-Tevilat, 11), (el-Askeri, Tefsir, 54)..

            2-     Üzüm asmasıdır.(İbnu’l Arabî , Ahkamu’l-Kurân, I, 19) (ez-Zemahşerî, Tefsir, I,27)

   3-     Ağaç cinsi bir ağaçtır. (İbn Adil, Tefsir, 35)

  4-     Buğdaydır. (Mutakil ibn Süleyman, Tefsir, 9), (et-Taberi, Tefsir, I, 231), (el-Maturidi, et-Tevilat, 11), (ez-Zemahşerî, Tefsir, I,27)

  5-     Sünbüledir. (Mutakil ibn Süleyman, Tefsir, 9), (et-Taberi, Tefsir, I, 231)

  6-     Zeytin Ağacıdır. (İbn Kesir, Tefsir, I, 34

       7-     Hurma Ağcıdır. (İbnu’l-Cevzi, Tefsir, I, 66)

 8-     İncir Ağacıdır. (et-Taberi, Tefsir, I, 232)

 9-     Meyvesi yendiği zaman büyük abdest ihtiyacı  hissettiren  ağaçtır. (et-Taberi, Tarih, I, 149)

 10- Kafur Ağacıdır. (es-Salebî, Arais, 18)

       11- Edebilik ağacıdır. (et-Taberi, Tefsir, I, 232), (İbnu’l-Cevzi, Tefsir, I, 66)

 12- Şarap ağacıdır. (et-Taberi, Tefsir, I, 232)

 13- Mihnet Ağacıdır. (es-Salebî, Arais, 18)

 14- Şecere-i  İlm-i Muhammed ağacıdır. (el-Askeri, Tefsir, 54)

 15- Şecere-i Âli Muhammed ağacıdır. (el-Askeri, Tefsir, 54)[1]

        16- Elma

ve daha pek  çok  ağaç  zikredilmektedir. Müfessirler kendi  anlayışına  göre  bir  ağaç  tayin etmeye çalışmışlardır. Bu  konuda Allah (cc)  bize  bildirdiğinden  fazla  bilgiye sahip  değiliz. Aslında bizim  için  işin  teferruatı  değil  buradan  çıkarılacak  derstir. Nitekim Hafız İbn Kesîr bununla ilgili olarak şöyle der:

"Yüce Allah ayette sözü edilen ağacın adını ve vasıflarını zikretmeyip belirsiz bırakmıştır. Eğer bu ağacın adını ve vasıf­larını belirtmekte fayda olsaydı, Kur'an'da belirsiz bırakılan diğer yerlerde olduğu gibi, Allah bunu bize belirtir ve gerekli açıklamayı yapardı."[5]

        

      Şeytanın  cennete  girmesi İslamî kaynaklarda  şöyle  geçer: Mücâhid ve Katâde bu konuda şöyle  demişlerdir:

 

            Allah (cc), Hz. Adem'i ve eşini cennette yerleştirdikten sonra onları imtihan etmek, kendileri ve çocukları (nesli) hakkındaki ilâhî kaza ve hük­mü yerine getirmek için bir ağacın meyvesi hariç diğer bütün meyveler­den istedikleri gibi yemelerine müsaade etti, fakat şeytan onların kalpleri­ne vesvese soktu. Aslında Şeytanın Hz. Adem ve Havva'nın yanlarına gel­mesi şöyle oldu : O, cennete girmek istediği zaman cennetin muhafızları onu cennete sokmadılar, bunun üzerine İblis, Adem (A.s.) ve Havva ile konuşabilmek için kendisini cennete kadar götürüp içerisine koymaları hususunda bütün yer yer yüzündeki hayvanların yanlarına geldi ve onlara teklifte bulundu, fakat bütün hayvanlar onun bu teklifine karşı çıktılar. İşte bunun üzerine o, yılanın yanma geldi ve ona : «Eğer beni cennete so­karsan, seni himayeme alır, Ademoğullarından korurum.» dedi. İblis'in bu sözleri üzerine yılan onu azı dişlerinden iki tanesinin arasına alarak cen­nete soktu. Yılan, o zamana kadar, Allah'ın yarattığı en güzel hayvanlar­dan biri olup dört ayak üzerinde yürüyordu ve Buht (Arap-Acem devele­rinin birleşmesinden meydana gelen melez) devesine benziyordu; ayrıca üzeri de örtülü (tüylü) idi. İşte bu hadiseden sonra Allah onu tüysüz, çıp­lak ve karnı üzerinde sürünerek yürüyen bir hayvan haline getirdi.          İbn Abbâs bu hususta : «Yılanı nerede bulursanız öldürünüz, Allah'ın düşmanı İblis'in yılana olan himaye vaadini boşa çıkarınız.» diyor.

         Yılan cennete girdiğinde İblis onun ağzından dışarı çıktı ve feryat ederek Hz. Adem ile Havva'ya karşı acı acı ağlamağa başladı. Onun bu ağlayışını duyan Hz. Adem ve Havva buna çok üzüldüler. Bunun üzerine onlar İblis'e : «Seni ağlatan nedir?» diye sordular. İblis onlara : «Sizin için ağlıyorum, çünkü siz öleceksiniz ve içinde bulunduğunuz bu nimet ve kerametlerden ayrılacaksınız.» diye karşılık verdi. Onun bu sözleri Hz. Adem ile Havva'ya tesir etti. Sonra İblis, onların yanına gelerek kalplerine vesvese (tereddüt) soktu ve : «Ey Adem! Sana, ebediyet ağacına ve yıkılışı olmayan sonsuz bir devlete ulaşmanın yolunu göstereyim mi?» dedi. He­men bunun arkasından ilâve ederek : «Rabbiniz bu ağacı başka bir şey için değil, ancak iki melek olacağınız yahut ebedî kalıcılardan bulunaca­ğınız için yasak etti, dedi ve onlara : "Şüphesiz İd, ben sizin iyiliğinizi is­teyenlerdenim" diyerek yemin etti.»[6]; yani siz iki melek ola­rak ve yahut melek olmasanız bile ebediyyen cennette kalacaksınız diye yemin etti ve : «Bu suretle ikisini de aldatıp (o ağaçtan yedirerek) cennet­teki mertebelerinden düşürdü.»[7]  İblis'in vesvesesinin tesirinde daha çok Havva kaldı. Hz. Adem, ihtiyacını tatmin için Havva'yı çağırdı, fakat o : «Buraya kadar gelmedikçe bu işe yanaşmam.» dedi. Bunun üze­rine Adem onun söylediği yere geldi, fakat bu defa Havva : «Bu ağaç­tan (buğdaydan) yemedikçe bu işe yanaşmam.» dedi. Nihayet her ikisi bu ağaçtan yediler ve yer yemez her ikisinin avret yerleri göründü. Onların cennette giydikleri elbiseleri ise ince bir deriden ibaretti. Avret yerleri açı­lan Hz. Adem ve Havva, cennet yapraklarından üst üste yamayıp açılan yerlerini örtmeye başladılar. Bir rivayete göre, bu yaprağın incir ağacı­nın yaprağı olduğu söylenir. Yasaklanan bu ağacın meyvesinden yiyen ise abdest bozmak mecburiyetinde kalırdı. Hz. Adem, bu sırada cennette ko­şarak dolaşmağa başladı. Bunun üzerine Allah ona : «Ey Adem! Benden mi kaçıyorsun?» buyurdu. Hz. Adem : «Ey Rabbinı! Senden değil, senden utandığımdan dolayı kaçıyorum.» dedi. Allah (cc): «Ey Adem! Seni bu işe kim şevketti?» diye sordu. Adem (A.s.) : «Havva tarafından bu işe itil­dim.» diye cevap verdi. Bunun üzerine Allah : «Her ay ondan kan (hayız kanı) akıtacağım. Ben onu akıllı ve vakarlı olarak yaratmıştım; şimdi ise onu hafif akıllı kılacağım. Ben onun kolaylıkla gebe kalıp, yine kolaylıkla doğum yapmasını sağlamıştım. Şimdi ise onun zahmetle hamile kalıp, zah­metle doğurmasını takdir edeceğini ve doğum esnasında defalarca onu Ölü­me mâruz bırakacağım.» buyurdu. Eğer Havva'nın başına bu musibet ve imtihan gelmesiydi, kadınlar hayız görmeyeceklerdi ve hepsi de akıllı vs vakarlı olup, kolayca hamile kalıp ve kolayca doğuracaklardı.

 

 

          Bütün rivayetler Hz. Ademi yasak ağaçtan  yemeye teşvik  edeninin eşi Havva  olduğunu  belirtirler.  Hatta Bazı müellifler daha da  ileri  giderek Havva’nın ona  içki  içirdiğini belirtirler. Ancak  bu tamamen uydurmadan  başka  bir  şey  değildir. Dünya  gözüyle cenneti  değerlendirmek basit zihinlerin işi ve ürettiğikleri şeyde saf akıl yürütmeden başka  şey değildir.  Çünkü oradaki  içkilerden  sarhoş  olunmayacağını Allah (cc) Kur’ân’da açıkca  belirtmiştir. Hem Hz. Havvayı’ bu  şekilde şeytani  bir  kılığa  sokmak  ve  bu sayede  tüm  kadınları  aşağılamak  İslam akidesine  hiç  bir  şekilde uydurulamaz. Kaldı  ki  Ebü'l-Hasan el-Eş'a-rî'ye göre Havva da nebî olarak  kabul  edilen  birisine  böyle  sözler  söylemek  çok  çirkindir.

         Hz. Adem ve eşi  bu  olaydan sonra  cennetten  çıkarılarak yer yüzüne  indirildiler.

HATEM

[1] Abdullah AYDEMİR, İslamî Kaynaklara göre Peygamberler, Diyanet Vakfı Yayınları, 24

[2] el-Maturidi, et-Te’vilat, 26

[3] el-Bakara, 35

[4] AYDEMİR, 24

[5] İbn Kesîr, el-Bidaye ve’n-Nihaye, Çağrı yayınları,  İstanbul, Çev. Mehmet KESKİN, I, 97

[6] Araf, 20,21

[7] Arâf7 22